31.12.2014

Doğa ile Savaşımız

Encyclo kanalda seyrettiğim bir Fransız belgeselde, ülkedeki atık su tesisleri incelenmişti, ülkede 15.000 'e yakın irili ufaklı tesis bulunuyormuş.
Bu tesislerde pek çok filtreleme çeşitleri uygulanırken, HAP/İLAÇ kimyasal filtrelemesi yapılmıyormuş, böyle bir yönetmelikleride filan yokmuş.
Sudaki yaşam değiştikçe, daha doğrusu su canlılarında cinsiyet ve çift cinsiyet gibi doğada olmayan bozukluklar çoğaldıkça, bunun araştırması sonucunda ilginç bir durum çıkarttılar.

Şehir kanalizasyon şebekeleri ile insanların kullandığı bu ilaçlar, atık su tesislerinden geçseler bile, filtrelenmediği için doğrudan denizlere gidiyormuş.
Bu da tabi suda mikro organizmadan tutunda, görünen balıklara kadar, pek çok balıkların cinsiyetlerinde anormal değişimlere yol açmış.

Olaya bakın ki bir insan bir ilaç kullanıyor, haliyle idrarıyla bu ilaç doğaya karıştırıyor, akabinde sudaki yaşamı bile bozuyor.
Belkide o balığı veya başkası hiç fark etmez, geride yiyor, çarpık bir kısır döngü...

Acaba bunun farkında mıyız!...
---
Yıllarca yaşlı insanlarla çok konuşmuşumdur, özelliklede geçmişte nasıl yaşadıklarını hep çok merak etmişimdir.
Çoğuda köylü veya kırsal kesim insanları idi.

"Sabun biti öldürmüyor oğlum" derlerdi gözleri uzak anılara dalarak.
Zira eskilerde memlekette bit sorunu varmış, bu bit sorunuda gündemden deterjan dediğimiz kimyasal ile çözülmüş.
50lerin sonunda dış destek yardımıyla filan OMO fabrikası kuruluyor, bayağı reklamlar filan derken, yavaş yavaş deterjan kullanımı arttıkça, bit olayı bitiyor.
Bir takım temizlik fabrikaları öncedende varmış nette araştırdığım kadarıyla ama üretim ve hammadde gibi sebepler yüzünden üretim kısıtlıymış, yani halka ulaşamıyor, anca belli kesim kullanılabiliyormuş.
Aslında deterjan tarihi diye nette araştırırsanız çok daha fazla detay bulabilirsiniz.

Hasılı deterjan biti öldürüyor...
Hatta bazılarından şunuda duymuşumdur, ne zaman ki bu bit olayı bitti, hastalıklarda çoğaldı, Bit insanda ki pis kanı emer, daha az hastalık olurdu vs. derlerdi.
Tabi bit başka hastalıklarıda taşır ona şüphe yok, ama deterjan denilen kimyasal sadece bitleri değil, çok eskilerden beri gelen, kadim yaşamdaki bir dengeyi değiştirmiş, görünen o.

ve bu değişen dengeyi çoklarınında fark ettiğinide hiç sanmıyorum, helede temizlik ve hijyen gibi (bence) saçma sapan yeni yeni adetlerimiz oldukça, vede sadece ama sadece KENDİMİZİ düşündükçe, DOĞAYI daha çok bozarız.

Temizlik denen meseleyi anlatmak çok zor, eşim bile hijyen takıntılı biri oldu çıktı, başımın etini yer adeta, bu şeyleri bahsetsemde anlamamakta ısrarcı...
Çünkü TV ler, iletişim araçları sağ olsun... insanları güzel bilinçlendiriyorlar!...

Kendi BİREYSEL korkularımıza, takıntılarımıze, kaprislerimize, birilerini zengin etme adına oluşturduğumuz sözde kurallarımıza odaklı yaşadıkça, bunu kâh kutsallaştırdıkça, kâh çağdaşlaştırdıkça, hayatımıza daha çok KİMYASAL girecektir.
Belki kişisel olarak temizlenmiş görüneceğiz ama derinde yatan insanlık sicilimiz daha çok kirlenecektir...

Tabi doğada, bu yeni düzene ayak uydurur mu, yoksa iflas mı eder, yoksa bizler akıllanırız mı bilinmez ama şuan olan, doğa ile savaşımızda zafere az kaldı, mübarek olsun.

Bit mi, ıııyyyy...
Az kaldı hepsi bit'ecek!

Herşey daha güzel olacak!

Benzer Yayınlar

Doğa ile Savaşımız
4/ 5
Oleh

Abone Olun!

Beğendiyseniz yayınlara abone olabilirsiniz.

Delilik aklın kullanılmayan diğer yarısı olduğu gibi,
Cehalette bilginin kullanılmayan öteki yarısıdır!