24.07.2017

İki yüzlü! - Quasimodo

Bir yanım iman bir yanım inkar, hangisi daha güçlü bilemedim.
İmana sahip çıktım, inkar ben de buradayım dedi.
İnkara sahip çıktım, iman ben de buradayım dedi.

İnkarı atmaya kalktım, iman ne yapıyorsun?
İnsan evladını sokağa atar mı dedi?
(?)
İmanı atmaya kalktım, inkar bu yaptığın yanlıştır!
Sen yarını sokağa atınca, diğer yarın ne yapacak dedi?
(?)

Karman çorman olmuştu her şey, tam bir kaos!
İnsanlar da ya iman ya da inkar diyorlardı.
Kitaplar hakeza öyle, bu ikisininden birini öldür!

İki yol yok, tek yol var!
Ya iman ya da inkar!

Kiralık katil miydim ben, yarımı neden öldürecektim?
Yarımı öldürdükten sonra, sık kafana gitsin daha iyi.

Diğer yarım ne işe yarayacaktı ki?
Bir robottan ne farkım kalacaktı ki?

İnsan imanıyla, inkarıyla bir bütün değilse.
Yarımdan bütün nasıl olacaktı ki?

Yarımın bütün olduğu nerede görülmüş?
Neysem oydum, başkalarına benzeyince, daha mı iyi olacaktım?
Başkalarını değil, sezgilerimi mi dinlemeliydim?

Attım kitapları hayatımdan, kapadım insanlara kulaklarımı.
Çok cızırtı yapıyorlardı insanlar.
Kitaplar ise hayallerle doluydu.
O hengamede kararda çoktan çıkmıştı zaten

İki yüzlü olacaktım ben!
Tüm doğruları dışlarcasına!
Tüm kitapları yırtarcasına!
Tüm insanları boşlarcasına!

Yapacaktım ben bunu, nihayetinde yaptımda.
Menfaatsiz ve de çıkarsız, olması gerektiği gibi.
Gelenin keyfine geçmişimi de çöpe atmayacaktım.
O geçmişle bugüne geldiysem, o da benle gidecekti.

Bu içsel seyahatimde, imanda inkarda arkadaşlarımdı.
İnsan arkadaşını savunur; satmadım, savundum onları.
Bu kendime olan bir vefâ olacaktı, oluyor da netekim.

Aslında iki yüzlü olmayanda yok.
Neticede diğer yüz sürekli baskılarda.
Tek yüzlü olmamızsa bir yanılsama.
Bende uzaydan gelmediğime göre, bu böyle.

İnsanlar hoş görünmek için, diğerini saklıyorlar.
Çünkü o çok ayıp, çok günah, adeta günah çocuğu.

O ya içsel manastırlarda saklanır.
Ya da içsel manastırlara terk edilir.
O manastırda da yalnızlık çanları çalınır.

Sevgi yok!
Şefkat yok!
Merhamet yok!

Sadece karanlık ve yalnızlık.

Ey Quasimodo, karanlıklar prensi günahkar çocuk!
Kimin de imansın, kiminde de inkar!
Senin bir de ikizin var biliyor musun?
Bir roman da değilsin, yaşayan gerçeksin sen!

Ebeveynlerin ikizini sevdiler ona sahip çıktılar.
Senide çirkin diye, karanlıklara emanet bıraktılar.

Elbette sen de seveceksin, aşıkta olacaksın.
Çirkin olman, kamburlarının olması mı problem.
Öyleyse ya Tanrı suçlu, ya da Evrim suçlu!

Quasimodo olmayı sen istemedin ki?
Karanlıklarda yaşamayı tercih etmedin ki?
Seni karanlıklara terk ettiler, suçlu değildin ki?

Her insanda senden bir tane var, o kadar çoksun ki?
Bunca kalabalıklarda da bir o kadar da yalnızsın ki?

Sende ki bilgi de kimselerde yok, bu ilginç değil mi?
Yalnızlık manastırında ki tüm yazılanları okuyansın.
Bir manastır kurdu, nasıl bilgili olmasın değil mi?

Ey Quasimodo, ey bilginlerin de en bilgini.
Çirkin olmak ne menem bir şeydir ki seni örtmüş!
Örtülmesen olmaz mıydı?

Anladım! olmazdı.

Öyleyse kal romanlarda, kal karanlıklarda.
Dünya hazır değil, seninle karşılaşmaya.
Hazır olduğunda, sen zaten hazırsındır.

Çanlar o zaman senin için çalacak.
İkizin de seni tanıdığında! ^_^



Benzer Yayınlar

İki yüzlü! - Quasimodo
4/ 5
Oleh

Abone Olun!

Beğendiyseniz yayınlara abone olabilirsiniz.

Delilik aklın kullanılmayan diğer yarısı olduğu gibi,
Cehalette bilginin kullanılmayan öteki yarısıdır!