7.12.2016

Zümrüd-ü Ânka'm

Ya Tanrı zar atacak, ya zaafiyet teorileri icat olacak.
Tanrı zar atmazmış, zaafiyet teorileri de olmayacak.
Ânka küller de yanacak, akibet soran bulunmayacak.
Yazın yonca bitince, her şey çok daha güzel olacak!?

Yan Ânka'm yan! ikimiz o yangında beraber yanışalım.
Alem sevdasını yaşarken, biz kızgın küllere karışalım.
Herkes doğruyu biliyor, Nemrutun ateşlerine atışalım.
Nefes almak bile zulüm, zulmet alevlerinde kalışalım.


Sana gülmeler yakışır lakin güzelliğini alıp satarlar.
Ben diyeyim ejderhalar, sen de çok dişli canavarlar.
Yaşamak mümkün değil, temiz vicdanlıyı karalarlar.
Küllerinden de çıkma, zamanı var, yoksa yaralarlar.

Zamanlar geçti çağlar değişti, seni ateşlerde unuttular.
Kitaplar da ismin geçmiyor, cismini küller de kuruttular.
Unutulan yansa ne yanmasa ne, volkan ateşi buluttular.
Ateşine bir damla su, ne tuttular ne de tutanı tuttular.

Ey küller kraliçesi, Zümrüd'ün aşkı, Ânka'nın ateşi.
Bir ağlasan sönecek, asırlar süren o utançlar ateşi.
Ola ki niyetlendin haber eyle, iki göz sana kurban.
Sönmese beni de yaksın, ruh yakanların kor ateşi.

Bilgeliğin Zümrüdü, güzelliğin Ânkası, bu şiir sana.
Yazı uçar söz kalır, hissedilir ta ruhumdan ruhuna.
Gönüle mesafeler yok, kalp kalbe bitişik anlayana.
Zamanı öldürür duygular, kâf dağı ardında durana.



--- 0 ---


ZÜMRÜD-Ü ÂŞK'M

Aşkı unuttular be güzelim, ateşlerini de söndürdüler.
Çakma ruhlar inanca bakıp, betondan inkarı döktüler.
Aşığa yanmayıda çok görüp, dolanla üstünü örttüler.
Aşığa yanacak yerde yok, kim yansa yananı sürdüler.

Kimler var sen gibi Zümrüd'üm, söylesende bilseydik.
Çare olmazdık belki ama gözyaşımızı kurban etseydik.
Sessizliğin yokluğuna değil, bilakis varlığına işarettir.
Aşığın dili lâldir, ruhumuzda bari sesin duyabilseydik.

Hiç mi cevap yok Zümrüd'üm, cevapsızlık mı cevabın!
Benim ki de soru işte, boş soruya boşa olur cevabın!
Anlasam sormazdım, anlatsanda onu nasıl anlarım ki.
Bilmeyene soruda yok, bilene zaten olmazdı cevabın!

İnsanlar cehennemden korkuyor, yâhû o size değil ki.
Cehennem zaten elân var, ahirette kurulacak değil ki.
Hangi günah, aşktan daha büyük günah diye yazıldı ki.
O günahın bizatihi kendi, gayri azap kimseye değil ki.

Tanrı sever aşık olmayanı, ister inansın istersede inanmasın.
Dinler zaten aşkı örtmek içindir, kimseler aşıkları anlamasın.
Anlayanlarda onu kimselere anlatamasın, ne anılırsa o anılsın.
Aşıklar edebiyatlara hapsolsun, gayri isimleri dahi anılmasın.

Aşka mahkumlar varken, hiç bir suçlu, suçlu bile sayılmaz.
Katiller bile masum sayılır, yananın cezasına çarptırılmaz.
Gönlü yakan çakan bakışlardır, tutuşmayan katili anlamaz.
Ötesine hayat güzel, ölüm kurtuluş, aşksıza azap yapılmaz.

Dinler yasakladı aşkı, gönülde sadece Tanrıya yer ayrıldı.
Aşk girdabına düşmeyenlere, işte onlara müjdeler yapıldı.
Aşkın şarabını içenlerede, cehennemler törenlerle yakıldı.
Tanrıdan gayrıya yer yoktu, zûlmet halkaları aşığa takıldı.

Ey Zümrüd'üm ey Ânka'm, hangi azabın gazaplarına düştün.
Ruhlarda yanıyor! hangi Tanrının merhametine ters düştün.
Yangının kadar büyük olmayınca mı? kendi külüne karıştın.
Daha büyüğü yok, anladım! o yüzden aşkın ateşlere düştün.

Aşk zaten cümleyi silmek midir? yok artık daha neler.
Bedavacılar ona uğramasın, o fedakâr olanı mı bekler.
Cümleden geçemeyen, rüyasında dahi onu görmez mi?
Yanma yolun başı, hebâ sonu, kimse kalmaz nede izler.

Tanrı gönüllerdedir, sev ya da nefret et, farketmez.
İkisi de aynı yerin farklı yolları, duygusu farketmez.
Ama aşk iki yoldan da değildir o yolu bile unutmaktır.
Artık meçhûlden gelen meçhûle gider, yol farketmez.

Öyleyse aşk en büyük inkar, insanların en sevdiklerine.
İmanda en büyük ceza, aşkın yoluna kefen biçtiklerine.
Sırlar da sır kalır, gönül kapısından öylece geçtiklerine.
Aşk zaten sırdır, ondan bir kere içmeyi reddettiklerine.

Aşkın dışına lanet olsun denilmez, aşığa gayrısı yok ki.
Aşk her daim vardır, ondan özge başka bir şey yok ki.
Gayri tüm varlar, oyun oynamaca, oyuncak, oyalanmak.
Aşıklara oyun yok yanma var, oyuncak yok eden yok ki.

Gel sen sesim ol, ben de senin sıcak nefesin.
Dudağım dudağın olsun, ah çekişimse çekişin.
Ceylan gibi süzül hayalime, o sekerek gelişin.
Bu şiir kurbanın olsun, zaten senindir verişin.

Ver gönlünün ateşini, benden yananda sen ol.
Bırakma beni bana ki, gel de ateşine sahip ol.
Bende ben olmasın, sende de sen bulunmasın.
İki olmaz bir kalmaz, aşkı da yak, sırla sır ol.

Benzer Yayınlar

Zümrüd-ü Ânka'm
4/ 5
Oleh

Abone Olun!

Beğendiyseniz yayınlara abone olabilirsiniz.

Delilik aklın kullanılmayan diğer yarısı olduğu gibi,
Cehalette bilginin kullanılmayan öteki yarısıdır!